Yeni bir vergi olarak ihdas edilen ve uygulamaya geçen Değerli Konut Vergisi bu maddede “MADDE 42– Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk lirası ve üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabidir.”
belirtilen esaslar çerçevesinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen değerler üzerinden belirlenecektir. Uygulamada gelen tebligatları gözönüne alırsak Tapu ve Kadastro Birimleri hiç sahaya inmeden tamamen masa başında ve semt ismi baz alınarak bir değerleme işlemi yürütmektedirler. Bu sözler biraz ağır gibi gelebilir ancak 7 Aralıkta çıkan bir kanunun uygulamasında eğer tüm vatandaşlarımıza 9 Aralık günü tebligatlar çıkmaya başladıysa bunun sahada yerinde gerçek değerlerin tespiti yapılıp da başlayan bir uygulama olduğunu heralde hiçkimse söyleyemez.
O sokak zengin sokak şu tarafta kesin bu fiyat eder gibi bir yaklaşım sergilenmektedir. Bundan hariç gerçek alış satış değerleriyle 4-5 kat farklılık çıkmaktadır. Aynı konut için Belediye rayici 780.000 TL Ekspertiz Raporu 1.750.000 TL ama Tapu Kadastronun belirlediği değer 6.510.000 TL çıkmakta ve Değerli Konut statüsü oluşmaktadır. Halbuki piyasada satış değeri 1.750.000 bile olmayacak bu mülk masa başından yapılan tespitlerle değerli mülk yapılmıştır.
Biz sizin başınıza belayı saralım sonra siz itiraz ederseniz dosyaya bakar düzeltiriz anlayışı ile hareket edilmektedir. 10 daireli bir binada 9 daire itiraz etse ve gerçek rakamlara geri gelse bir kişi itiraz etmediğinde diğerlerinin faydalandığı haklardan artık faydalanamaz olacaktır. Aynı katta yan komşunuzun “aynı evsaftaki” dairesi 5 milyon edip sizinki 1 milyon edebilir.
Son dönemde ekonomide gayrimenkul odaklı bir büyüme ve gelişme modeli uygulanırken tam da ekonominin kalbine atılan bir kurşun gibi Değerli Konut Vergisi adı altında bir “Deli Dumrul Vergisi” kimin aklına geldi ise emin olun gerçek ihanet projesini yürütenler onlardır. Ülke zaten tüm enerjisini uzun zamandır gayrimenkul üzerinden büyüme modeline oturtmuştur. Ürettiği mal ihraç edilemeyen bir mal diye malı ihraç etmek yerine alıcı ithal edecek şekilde yabancıya konut sartışı vatandaşlık hakları gibi yeni düzenlemeler yapılmıştır. Şimdi bu yeni vergi nedir? Neyi amaçlamaktadır sorularına gerçekten mantıklı cevaplar bulamıyorum.
Babasından kalan bir gecekonduda ölümüne kadar yaşamak isteyen bir vatandaşımız artık bunu başaramayacaktır. Ona sen zengin bir evde oturamazsın sen bunu sat git kendine birkaç ev al otur denilmektedir.
Değerleme kriterleri nesnel değildir. Tamamen keyfidir. 2 gün içerisinde hangi tespitle bir konutun değeri belirlenebilir İstanbul gibi bir megapolde binlerce konutun değeri 2 gün içerisinde nasıl belirlenebilir?
Bu vergi sadece Değerli Konut lar üzerinden alınıp bitmeyecektir. Şöyleki, bu değerli konutların Vergi değerleri değiştiğinde tapu satışlarında esas alınan Vergi Değeri de Kira tespitinde kullanılan Emsal Bedel Değeri de değişecektir. Bir vergi ihdas edilirken belki de hiç düşünülmeyen bu konular yüzünden karşımıza çok büyük vergisel problemler çıkabilir.
Çok düşünülmeden çıkarılan ve altyapı hazırlığı ne hikmetse 2 günde biten ve uygulamaya geçen bu verginin tekrar gözden geçirilmesi elzemdir. Vatandaşın ve sektörün en zorlandığı bu dönemde kimler bu işi körüklemiştir? Sorulacak onca soru var. Bakalım günler ne gösterecek