İKALE SÖZLEŞMELERİ KAPSAMINDA VERGİ İADESİ

İkale sözleşmesi kapsamında yer alan ve işveren tarafından bildirimde bulunularak Gelir Vergisi kesilen kalemlerden, 18.01.2019 tarihli 7162 sayılı Kanunun 4. Maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 30.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Madde 89 kapsamında vergi iadesi gerçekleşmektedir. Vergi İadesi konusu öncelikle mevzuat ve yargı içtihatları ile ortaya konulacak nihayetinde iadenin nasıl alınabileceği ifade edilecektir:

1-) İLGİLİ MEVZUAT

1.a) 21.03.2018 tarihli 7103 sayılı Kanunun 5. Maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 25. maddesinde yapılan düzenlemeye göre:

“Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisinden müstesnadır: (…)

(Değişik: 21/3/2018-7103/5 md.) a) 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu ve 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (Hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.);
b) Hizmet erbabının tabi olduğu mevzuata göre bu bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla, HİZMET SÖZLEŞMESİ SONA ERDİKTEN SONRA; KARŞILIKLI SONLANDIRMA SÖZLEŞMESİ VEYA İKALE SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA ÖDENEN TAZMİNATLAR, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ÖDEMELER ve YARDIMLAR (Bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.); (…)” Bu düzenleme 28.03.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
1.b) Yine 21.03.2018 tarihli 7103 sayılı Kanunun 7. Maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde yapılan düzenlemeye göre:

“(…)Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır.(…)
7. (Ek: 21/3/2018-7103/7 md.) HİZMET SÖZLEŞMESİ SONA ERDİKTEN SONRA; KARŞILIKLI SONLANDIRMA SÖZLEŞMESİ VEYA İKALE SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA ÖDENEN TAZMİNATLAR, İŞ KAYBI TAZMİNATLARI, İŞ SONU TAZMİNATLARI, İŞ GÜVENCESİ TAZMİNATLARI GİBİ ÇEŞİTLİ ADLAR ALTINDA YAPILAN ÖDEMELER VE YARDIMLAR.”

Bu düzenleme 28.03.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

1.c) 7103 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler çerçevesinde; ikale sözleşmesi yapılması açısından bu kapsamda ödenen ve yasal nitelikte de bulunmayan birtakım ek ödemelerin ücret sayılacağı ve bunlardan da vergi kesintisine gidileceği sonucu doğmaktadır. Ancak 7103 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce yapılmış bulunan yani 28.03.2018 tarihinden önce akdedilen ikale sözleşmeleri açısından durumun ne olacağının ortaya konulması elzemdir. Nitekim bu kapsamda 18.01.2019 tarihli 7162 sayılı Kanunun 4. Maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Geçici Madde 89 ihdas edilmiştir. Bu maddeye göre:
“27/3/2018 TARİHİNDEN ÖNCE KARŞILIKLI SONLANDIRMA SÖZLEŞMESİ VEYA İKALE SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA ÖDENEN TAZMİNATLAR, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi ÇEŞİTLİ ADLAR ALTINDA YAPILAN ÖDEMELER VE YARDIMLAR ÜZERİNDEN TEVKİF EDİLEREK TAHSİL EDİLEN GELİR VERGİSİ, HİZMET ERBABININ DÜZELTME ZAMANAŞIMI SÜRESİ İÇERİSİNDE TARHA YETKİLİ VERGİ DAİRELERİNE BAŞVURMALARI VE DAVA AÇMAMALARI, AÇILMIŞ DAVALARDAN VAZGEÇMELERİ ŞARTIYLA 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNUNUN DÜZELTMEYE İLİŞKİN HÜKÜMLERİ UYARINCA RED VE İADE EDİLİR.

Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmü uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Bu düzenleme 30.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2-) VERGİ İADESİNİN KAPSAMI

Geçici Madde 89 kapsamında iade edilecek kalemlerin tespiti bu noktada önem arz etmektedir.

2.a) Bu kapsamda öncelikle ilgili madde gerekçesine bakmak zorunludur. Buna göre:

“(…)İKALE SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA OLSA DAHİ EK TAZMİNAT NİTELİĞİNDE OLMAYAN İHBAR TAZMİNATI, NORMAL ÜCRET, YILLIK İZİN ÜCRETİ, GEÇMİŞ VEYA MEVCUT DÖNEMDEKİ ÇALIŞMALAR KARŞILIĞI YAPILAN HİZMET PRİMİ VE İKRAMİYE ÖDEMELERİ İLE ÜCRET KAPSAMINDA OLAN BENZERİ ÖDEMELERDEN KESİLEN GELİR VERGİSİNİN İADESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI (…)” belirtilmiştir.

2.b) Fazla kesilen vergilerin iadesi açısından ikale sözleşmesi kapsamında dahi bulunsa da ücret niteliğindeki ödemelerin iadeye konu olamayacağı anlaşıldığından, müvekkil açısından yapılmış bulunan ikale sözleşmesinde hangi kalemlerin iadeye konu olup olamayacağının tespiti de önem arz etmektedir. Bu noktada dönemin mevzuatının cari olduğu dönemde verilen yargı kararları yol gösterici olacaktır. Şöyle ki:

DANIŞTAY 3. DAİRESİNİN 5.6.2014 TARİHLİ 2012/170 ESAS 2014/2703 KARAR NUMARALI KARARINA GÖRE:”(…)İstemin Özeti : Davacının çalıştığı şirket tarafından iş akdinin feshedilmesi üzerine ödenen tazminatın istisna kapsamında olduğu ve bu nedenle işverence tevkif edilerek ödenen gelir ( stopaj ) vergisinin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve kesilen verginin iadesi istemiyle dava açılmıştır. Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinin 25.10.2011 tarih ve E:2011/429, K:2011/628 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116,117,118,121,122 ve 124’üncü maddeleri ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 25’inci maddesinin 1’inci fıkrası, 61’inci maddesi ve 94’üncü maddesinin 1 ‘inci fıkrası belirtildikten sonra, olayda, davacının çalıştığı … İlaçları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi unvanlı şirketin işçi azaltma yoluna gitmesi sonucu iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunun 17’nci maddesi uyarınca 31.12.2009 tarihinde feshedildiği, davacıya kıdem, ihbar tazminatı ve prim ödemeleri dışında iş güvencesi tazminatı adı altında 42.204 TL ödendiği, adı geçen şirketin bu tutara isabet eden gelir ( stopaj ) vergisini tevkif ederek bağlı bulunduğu vergi dairesine yatırdığı, davacının bu ödemenin gelir vergisine tabi olmadığı ve bu nedenle iadesi istemiyle vergi dairesi müdürlüğüne 5.1.2010 tarihinde yaptığı başvuruya cevap verilmemesi üzerine, 21.1.2011 tarihinde Maliye Bakanlığına şikayet yoluna gittiği, bu başvurunun da altmış günlük yasal sürede cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi nedeniyle bu işlemin iptali ve tevkif edilip ödenen gelir ( stopaj ) vergisinin iadesi istemiyle davanın açıldığı, YAPILAN KESİNTİNİN AİT OLDUĞU TAZMİNATIN, İŞ AKDİNİN TEK TARAFLI FESHİ SONUCU İŞSİZ KALAN DAVACIYA YASAL ZORUNLULUK OLMADAN 193 SAYILI KANUNUN 25’İNCİ MADDESİNİN 1’İNCİ FIKRASI UYARINCA İŞSİZLİK NEDENİYLE YARDIM AMAÇLI ÖDENDİĞİ, İŞİNE SON VERİLEN KİŞİYE YAPILAN ÖDEMENİN HİZMET KARŞILIĞINDA YAPILMASI DA DÜŞÜNÜLEMEYECEĞİNDEN ÜCRET NİTELİĞİ TAŞIMADIĞI GİBİ ŞİRKETİN YASAL SORUMLULUĞU VE ZORUNLULUĞU OLMADAN YAPILMIŞ OLMASININ, TEVKİFATA TABİ TUTULMASINA NEDEN OLMAYACAĞI, BU DURUMDA ÜCRET NİTELİĞİ TAŞIMAYAN VE 193 SAYILI KANUNUN 25 İNCİ MADDESİ UYARINCA VERGİDEN İSTİSNA EDİLEN TAZMİNAT ÖDEMESİNDEN HUKUKA AYKIRI OLARAK YAPILAN KESİNTİNİN AÇIK BİR VERGİLENDİRME HATASI OLMASI NEDENİYLE, DAVACIYA İADESİ GEREKİRKEN AKSİ YÖNDEKİ DAVA KONUSU ZIMNİ RET İŞLEMİNDE HUKUKA UYARLIK GÖRÜLMEDİĞİ GEREKÇESİYLE İŞLEM İPTAL EDİLMİŞ, YAPILAN KESİNTİNİN İADESİNE KARAR VERİLMİŞTİR. Davalı idare tarafından; davacıya yapılan ödemenin niteliğinin belirlenmesinin hukuki bir ihtilaf olduğu ve düzeltme şikayet başvurusuna konu edilemeyeceği, bu ödemenin bir yargı kararına dayanılarak yapılmaması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 21’inci maddesi kapsamında işe başlatmama tazminatı niteliğinde olmadığı, ödemelerin istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için, işverence geçerli bir sebebin gösterilmemesi, gösterilen sebebin geçerli olmadığının mahkeme veya özel hakem tarafından tespit edilip feshin geçersizliğine karar verilmesi, işçinin işe başlatılmaması veya iş bulamama nedeniyle sosyal güvenlik kurumlarınca yapılması durumlarından birinin bulunması gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.
Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından,
SONUÇ : Temyiz isteminin reddine ve kararın ONANMASINA, (…)” şeklinde karar verilmiştir.

DANIŞTAY 4. DAİRESİNİN 13.12.2016 TARİHLİ 2014/3676 ESAS 2016/4376 KARAR NUMARALI KARARINA GÖRE:”(…)İstemin Özeti : Davacının iş akdinin işverenle aralarında düzenlenen protokol ile sona erdirilmesi sebebiyle iş güvencesi tazminatı adı altında ödenen tutar üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 5. Vergi Mahkemesi’nin 26/12/2013 gün ve E:2013/2099, K:2013/3025 Sayılı kararıyla; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesine göre, ücret ve ücret sayılan ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmet karşılığı sağlanan para ve para ile temsil edilebilen ödemeler olduğu ve ancak ücret veya ücret niteliği taşıyan ödemelerden tevkifat yapılacağı, DAVAYA KONU KESİNTİNİN AİT OLDUĞU TAZMİNAT, DAVACININ ÇALIŞTIĞI ŞİRKETİN İŞÇİ AZALTMA YOLUNA GİTMESİ SONUCU İŞ AKDİNİN FESH EDİLMESİ SEBEBİYLE YASAL BİR ZORUNLULUK OLMAKSIZIN DAVACIYA İŞSİZ KALMASI SEBEBİYLE YARDIM AMAÇLI YAPILAN BİR ÖDEME OLDUĞUNDAN ÜCRET SAYILAN ÖDEMELERİN ORTAK ÖZELLİĞİNİ TAŞIDIĞINDAN BAHSEDİLEMEYECEĞİNDEN, yapılan kesintide açık bir vergilendirme hatası olduğundan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
SONUÇ : Temyizen incelenen karar, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi’nin kararının ONANMASINA, (…)” şeklinde karar verilmiştir.

2.c) Geçici Madde 89’un yürürlüğe girmesi sonrasında Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığının resmi İnternet sitesinden yapılan açıklamaya göre: “7162 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 89’uncu madde uyarınca, 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Madde Hükmü Kapsamında İşlem Yapılmasına İlişkin Önemli Husus ve Açıklamalar Aşağıdaki Gibidir:

Madde hükmünden yararlanılabilmesi için karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesinin 27/3/2018 tarihinden önce düzenlenmiş ve ödemenin de bu tarihten önce yapılmış olması gerekmektedir.

Söz konusu sözleşmeler kapsamında iadeye konu olabilecek tazminatlar; İŞ KAYBI TAZMİNATLARI, İŞ SONU TAZMİNATLARI, İŞ GÜVENCESİ TAZMİNATLARI, bonus ödemesi, hizmet ödülü, hizmet primi, EK ÖDEME, ikramiye gibi çeşitli adlar altında yapılan ve ek tazminat niteliğinde olan ödemelerdir.

Sayılan ek tazminat niteliğindeki ödemelerden ilgili işveren tarafından gelir vergisi tevkifatının yapılmış olması ve beyan edilmesi halinde iade söz konusu olabilecektir. Aksi takdirde herhangi bir iade mümkün değildir.

Ek tazminat niteliğinde olmayan ihbar tazminatı, normal ücret, mesai ücreti, resmi tatil ücreti, yıllık izin ücreti, yol ücreti, yemek ücreti, sigorta ödemeleri, sosyal yardımlar, geçmiş veya mevcut dönemdeki çalışmalar karşılığı yapılan hizmet primi ve ikramiye ödemeleri ile ücret kapsamında olan benzeri ödemelerden kesilen gelir vergisinin iade edilmesi söz konusu değildir.

Kıdem tazminatlarının gelir vergisinden istisna olması sebebiyle tevkifat yapılmadığından, kıdem tazminatlarına ilişkin söz konusu madde kapsamında gelir vergisi tevkifat iadesi yapılması mümkün değildir. (…)”

3-) VERGİ İADESİ VE İADE İÇİN İZLENECEK YOL

27.03.2018 tarihinden önce yapılmış işçi ve işverenin karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi yapılan ancak ücret niteliğine haiz olmayan ödemelerden kesilen vergilerin iadesi mümkündür. Söz konusu sözleşmeler kapsamında iadeye konu olabilecek tazminatlar; iş kaybi tazminatlari, iş sonu tazminatlari, iş güvencesi tazminatlari, bonus ödemesi, hizmet ödülü, hizmet primi, ek ödeme, ikramiye gibi çeşitli adlar altında yapılan ve ek tazminat niteliğinde olan ödemelerdir. İkale sözleşmesi kapsaminda olsa dahi ek tazminat niteliğinde olmayan ihbar tazminati, normal ücret, yıllık izin ücreti, geçmiş veya mevcut dönemdeki çalişmalar karşiliği yapilan hizmet primi ve ikramiye ödemeleri ile ücret kapsaminda olan benzeri ödemelerden kesilen gelir vergisinin iadesinin mümkün olmadığını da bir kez daha ifade etmeliyiz.

Hizmet erbabının sözleşmeye konu ödemelerle ilgili dava açmamaları veya açılmış davaları var ise bunlardan feragat etmeleri gerekmektedir. Dava açmadan veya var olan davadan feragat edilerek tarha yetkili vergi dairelerine süresi içerisinde başvuru yapmak gerekmektedir. Ancak burada “davadan feragat” konusunda oldukça dikkatli olunmalıdır. Zira vergi iadesine konu olmayan bir kalemden feragat halinde hak kaybı yaşanması da mümkündür. Ayrıca yeni bir vergi davası sürecine girilmesi de söz konusu olabilecektir. Bu nedenle de bu sürecin profesyonel hukuki yardımla yani bir vergi avukatı aracılığıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.

Vergi dairesine başvru yapılması ile birlikte yeni bir sürecin içerisine girilmiş olacaktır. Uygulamada vergi daireleri, ikale veya karşılıklı sonlandırma sözleşmeleri kapsamında Gelir Vergisi iadesi istenen kalemleri incelemekte, eğer iade konusu olduğunu düşündüğü bir durum varsa bunun iadesini gerçekleştirmektedir. Bu nedenle de başvuru dilekçelerinde başvuru sahibinin banka hesap bilgilerini belirtmesi önemlidir. İade olmaması halinde ise vergi dairesinin bu işlemine karşı süresi içinde vergi mahkemesi nezdinde iptal davası açılması söz konusu olacaktır.

Vergi dairelerine başvurular gerçekleştirilmeden önce, vergi dairelerinin ikale birimleri aranarak veya vergi dairelerinin internet sitelerine girilerek, iade ile ilgili dikkat edilmesi gereken hususlar öğrenilmelidir. Belirlenen usullere de riayet etmemeniz halinde, vergi iadesini almanız mümkün olmayacaktır.